Yumurtanın Faydaları

Berkyum Yumurta

Yumurtanın Faydaları

Yumurtanın Besin Değerleri

Genel olarak yumurtanın sarısı büyük oranda vitamin ve yağları , beyaz kısmı ise büyük oranda proteinleri içerir. Yumurtanın protein emilimi bakımından en etkili tüketim şekli rafadan olarak bilinmektedir.

 Besin Elementi  Bütün  Beyaz  Sarı
 Enerji (kkal) 75 17 59
 Protein (g)  6.25 3.52 2.78
 Toplam Yağ (g) 5.01 0 5.12
 Toplam Karbonhidrat (g) 0.6 0.3 0.3
 Yağ Asitleri 4.33 0 4.33
 Doymuş Yağlar (g) 1.55 0 1.55
 Tekli Doymamış Yağlar (g) 1.91 0 1.91
 Çoklu Doymamış Yağlar (g) 0.68 0 0.68
 Kolestrol (mg) 213 0 213
 Tiamin (mg) 0.031 0.002 0.028
 Riboflavin (mg) 0.254 0.151 0.103
 Niasin (mg) 0.036 0.031 0.005
 B6 Vitamini 0.070 0.001 0.0069
 Folat (mcg) 23.5 1.0 22.5
 Vitamin B12 (mcg) 0.50 0.07 0.43
 Vitamin A (IU) 317.5 0 317.5
 Vitamin E (mg) 0.70 0 0.70
 Vitamin D (IU) 24.5 0 24.5
 Kolin (mg) 215.1 0.42 214.6
 Biotin (mcg) 9.98 2.34 7.58
 Kalsiyum, Ca (mg) 25 2 23
 Demir, Fe (mg) 0.72 0.01 0.59
 Magnezyum, Mg (mg) 5 4 1
 Bakır, Cu (mg) 0.007 0.002 0.005
 İyot, I (mg) 0.024 0.001 0.023
 Çinko, Zn (mg) 0.55 0 0.55
 Sodyum, Na (mg) 63 55 7
 Manganez, Mn (mg) 0.012 0.001 0.011

Et almayan Yumurta Alsın

Ülkemizde beslenme şekli, gelişmiş ülkelerin aksine bitkisel gıdalar ağırlıklıdır. Hayvansal üretim maliyetlerinin nispeten yüksek olması ve tüketicinin alım gücünün düşüklüğü, hayvansal ürün tüketimini kısıtlamaktadır. Gelişmiş ülkelerde kişi başına günlük protein tüketimi 102 gram olup, bunun 70 gramı hayvan kökenlidir. Türkiye’de ise günlük protein tüketimi 84 gramdır ve bunun sadece 17 gramı hayvan kökenlidir. Ülkemize kişi başına 320–325 kg un tüketilirken, gelişmiş ülkelerde bu rakam 70–110 kg arasında değişmektedir. Bu da göstermektedir ki Türkiye gelişmiş ülkelere göre 3 kat fazla un tüketirken 3–5 kat daha az hayvansal protein tüketmektedir.

Türkiye’de kişi başına yıllık et tüketimi 19 kg. iken, ABD’de 116,7, Arjantin’de 99,5, Avustralya’da 93,9 kg.dır. Avrupa’da ise deli dana hastalığına rağmen kişi başına düşen yıllık et tüketimi 105 kg. civarındadır. Et tüketimindeki kıyaslamada aradaki bu uçurumun en önemli nedeni ekonomiktir.Son haftalarda yükselen kırmızı et fiyatları zaten düşük olan et tüketimin, daha da düşmesine neden olmuştur.

Yum-Bir Genel Başkanı Derya Pala, Türk halkının öteden beri alım gücünün düşük olması nedeniyle kırmızı et ve et ürünlerine yeterince ulaşamadığını belirterek, et alamayan tüketicilerin, hayvansal protein açığını her yerde kolayca bulunabilen ve en ucuz protein kaynağı olan yumurta tüketerek giderebileceklerini ve sağlıklı beslenebileceklerini söyledi.

Yumurtanın, “ölü enerji” kaynakları olarak nitelendirilen et, süt ve peynir gibi protein depolarının aksine ise “canlı enerji”yi barındıran tek protein kaynağı olduğunu belirten PALA, yumurta proteininde insan vücudunda sentezlenemeyen ve tüketilen besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan “elzem amino grup asitleri” mevcut olduğunu ve yumurtanın bütün besinler içerisinde en kaliteli proteini içerdiğini ifade etti. Anne sütünden sonra insan vücudunun ihtiyacı olan tüm besin maddelerini bulunduran tek besin olan yumurta, döllenmesi halinde yeniden bir canlı meydana getirebildiğinden gençlik mucizesi sunuyor.

Hile Yapılamayan Tek Gıda Yumurta

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığınca bastırılarak vatandaşlara dağıtılan broşürde yumurtanın faydaları sıralanıyor.

“Neden Yumurta? Yumurtanın Besin Değeri” başlıklı broşürde, yumurtanın, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin ögelerini bulunduran tek gıda olduğu vurgulanıyor.

Yumurtanın, “yeni bir yaşamın özü” olduğu düşünülecek olursa, besleyici değerlerinin yüksek olması hiç de şaşırtıcı değildir“ denilen broşürde, yumurtanın içinde bulunan proteinlerin tüm besinler içinde en kaliteli protein olduğu, yumurta proteininin yüzde 100 oranında vücut proteinine dönüşebildiğine dikkat çekiliyor.

“Hafıza vitamini” olarak da bilinen, bir çeşit B vitamini olan Kolin maddesinin yumurtada da bulunduğu ifade edilen broşürde, şu bilgiye yer veriliyor:

“Özellikle çocukların zihinsel ve bedensel gelişiminde önemli rol oynayan yumurtanın düzenli tüketilmesi kanser, kalp damar hastalıklarından korunmada ve tedavisinde, sindirim sisteminin sağlığında ve korunmasında, menopoz semptomlarının hafifletilmesinde, osteoporozun önlenmesinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Gözün iyi görmesini sağlayan A vitamini, vücut gelişimine de yardım eder. İnsan vücudunda kalsiyumun kullanılmasına yardımcı olan D vitamini, yumurtanın sarısında bulunur.”

Yumurtanın yağ içeriğinin düşük olduğu belirtilen broşürde, bir yumurtada yaklaşık 4,5 gram yağ olduğu, bunun 1,5 gramının doymuş geri kalanının ise doymamış yağ olduğu ifade ediliyor.

Dengeli beslenmek ve sağlıklı yaşamak için yumurtanın önemli bir besin maddesi olduğu vurgulanan broşürde, “Yumurta, doğal ambalajı ile hiçbir şekilde hile yapılmayan tek gıdadır” deniliyor.

Sahurda Tüketilen Yumurta Gün Boyu Tok Tutuyor

Yüksek kaliteli protein kaynağı olan yumurta ramazanda dengeli beslenmeye destek veriyor. Oruçla birlikte günlük tüketilen öğün sayısının azalmasından dolayı tüm gün aç kalan vücudun tok ve enerjik olması için uzmanlar sahurda yumurta tüketilmesini öneriyor.

Bu ayda önerilen beslenme listelerinde, yüksek proteinin yanı sıra vücut için gerekli tüm vitamin, mineral ve amino asitleri içeren yumurta ilk sıralarda geliyor. Kalori miktarı çok düşük, sağlık açısından gerekli olan doymamış yağ asit oranları oldukça yüksek olan yumurta, kişinin kendisini uzun süre tok hissetmesini sağlayıp, açlığı geciktirici özelliğe sahip. Araştırmalara göre yumurta, sabah öğününde tüketildiğinde dikkati artırıyor ve öğlen saatlerine kadar kişinin kendini tok hissetmesini sağlıyor.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı Derya Pala, hayvansal kaynaklı protein tüketiminin düşük olduğu Türkiye’de, yüksek kaliteli protein kaynağı olan yumurtanın, tüm gelir grupları tarafından tercih edilebileceğini vurgularken diğer hayvansal kaynaklı proteinler ile karşılaştırıldığında daha ekonomik bir besin olan yumurtanın, ramazan alışverişlerinde de bütçeleri sarsmayacağını belirtti.

Anne sütünden sonra, insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini bulunduran tek gıda olan yumurta, düşük enerji içermesine rağmen “besleyici değeri yüksek bir besin” olarak tanımlanıyor. Beslenme ve Diyetetik uzmanları, öğünlerdeki karbonhidratlı besinlerin azaltılması ve yüksek kaliteli protein düzeyinin artırılmasının vücut için çok gerekli olduğunu, öğünlerde tüketilen bir yumurtanın vücut ağırlığını kontrol uygulamalarında da yararlı olabileceğini ifade etti.

Yumurta Tansiyonu Dengeliyor

Yumurtanın bir yararı daha ortaya çıktı.

Kanada’daki Alberta Üniversitesi’nden uzmanlar, yumurtanın, dünyada milyonlarca insanın kullandığı güçlü tansiyon düşürücü ilaçlar gibi tansiyonu dengede tutabildiğini buldu.

Araştırmada yumurtanın mide enzimleriyle temasa geçtiğinde ilaçlarla aynı şekilde hareket eden bir protein ürettiği belirlendi.

Tansiyon ilaçları, anjiyotensin hormonunun damarları daraltmasını önlüyor. Journal of Agricultural and Food Chemistry dergisinin haberine göre, yağda yumurtanın anjiyotensin hormonunun engellemede daha başarılı olduğu, laboratuvarda yapılan araştırmalarda saptandı. İngiliz araştırmacılar da bu ay başında, yumurtada bulunan kolesterol cinsinin kalp hastalıkları riskini artırmada minimal etkisi bulunduğunu belirtmişti.

Surrey Üniversitesi’nden Prof. Bruce Griffin yumurtayı yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarıyla bağlantılandıran yanılgının düzeltilmesi gerektiğini söylemiş, bilim insanları bu konuda daha fazla araştırma gerektiğini hatırlatmıştı.

Neden Yumurta

Sağlıklı yaşamak için yeterli ve dengeli beslenme için, bir canlıya hayat verecek kadar yüksek besleyici değere sahip, üstelik ucuz bir besin olan yumurtayı öğünlerimizden eksik etmemeliyiz.Çünkü;

  • 6. Aydan sonra yumurta, küçük çocuklar için değerli bir demir kaynağıdır.Demir yetersiz alındığında anemi (kansızlık) oluşur.Ayrıca demirin büyüme, gelişme ve hastalıklardan koruma rölü vardır.
  • Anne adayının hayvansal proteinlerden eksik beslenmesi,bebeğin düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelmesine neden olmaktadır.Düşük doğum ağırlığı, ileri yaşlarda kronik hastalikların (diabet, obezite, yüksek tansiyon vb…) ortaya çıkmasına neden olur.Günde yenen bir yumurta, hem annne adayının hayvansal protein ihtiyacını karşılar, hemde bebeğin beslenmesi ve uygun ağırlıkta doğmasını sağlar.
  • Yumurta bulunan kolin, özelllikle çocukların zihinsel ve beyinsel gelişiminde önemli bir rol oynar.Yaşam boyu başarılı bir fert olmaları için, erkeklerin 550 mg, kadınların 425 mg günlük yumurta ihtiyacı vardır.Hamilelikte bu ihtiyaç 7 kat artar.
  • Düzenli tüketilen yumurtanın; kanser, kalp damar hastalıklarından korunmada ve tedavisinde, sindirim sisteminin sağlığında ve korunmasında, menapoz semptomlarının hafifletilmesinde osteoporozun önlenmesinde etkili olduğu bilimsel gerçeklerdir.
  • Düzenli şekilde yumurta tüketen genç kızlarla, ileri yaşlarda göğüs kanseri görülme riski azalır.
  • Yumurta tüketimi felç olma riskini azaltır.
  • Bazı kronik hastalıklardan korunmada ve bu hastalıkların tedavisinde etkileri görülmüştür.
  • Göz sağlığını korur, ileri yaşlarda oluşabilecek görme bozuklukları ve katarakt riskini azaltır.
  • Yüksek besin öğesi içeriğine rağmen, düşük kalorilidir.
  • İçinde bulundurduğu 12 çeşit besin öğesiyle yumurta sindirimi en kolay, en lezzetli ve en ucuz besin deposudur.

Yumurta Yiyerek Kilo Verin

Yumurta Aklandı!

Kahvaltı yapmayı sevenler için güzel haberlerimiz var; yumurta yiyerek kilo verebilirsiniz. Yumurtanın sağlıklı bir yiyecek olduğu ve Nurses’ Health Study’nin kapsamlı bir araştırmasına göre kalp krizi ve felç riskini arttırmadığı zaten ortaya konmuştu.

Artık kahvaltıda aynı kaloriye sahip bir simidi yemek yerine, bir yumurtayı çırpıp yağda pişirerek, haşlayarak veya kaynamış suyun içine kırıp pişirerek yiyebilirsiniz. Böylece, faydasız gıdalardan uzak durmuş olursunuz ve en azından 24 saat boyunca daha az kalori almış olursunuz.

Kötü kolesterolü arttırdığını düşündüğünüz için yıllardır yumurtadan uzak durmuş olabilirsiniz. Ancak yumurta besin ve protein açısından her zaman zengin bir yiyecek olmuştur. Yumurta yiyerek kendinizi daha uzun süre tok hissedebilirsiniz.

Yapılan bir başka çalışmada; güne bir yumurta yiyerek başlayanların ertesi günkü öğle yemeğine kadar aldıkları kalorinin, yumurta yiyerek güne başlamayanların aldıkları kaloriye göre daha az olduğu ortaya konmuştur.

Yumurtanın Hipertansiyona Etkisi

Kanadalı bilim adamlarının, yumurta proteininin antihipertansif etkisi üzerine yaptıkları araştırmanın sonuçları, yumurtaya karşı takılan geleneksel tavrı bir kez daha değiştireceğe benzer.

Kanada Alberta Üniversitesi’ndeki araştırmacılar yaptıkları çalışmalarda yumurtadaki proteinin, kan basıncını gerçekten düşürdüğünü ortaya koydu. Kanada’da bulunan Nutra Ing’redients tarafından, haşlanmış ve sahanda pişirilmiş yumurtadaki proteinin, kan basıncını düşürebildiği ve kardiyovasküler hastalıklardaki potansiyel riski azalttığı yeni bir araştırma ile ortaya çıkarıldı. Yumurtaya bilhassa kolesterol içeriğine karşı geleneksel bakış, yumurtanın kalp sağlığına olumsuz yöndeki etkileri nedeniyle insanlara yumurtadan uzak durmasını önerirken.”Journal of Agricultural and Food Chemistry “ dergisinin haberinde yayınlanan yeni araştırmanın sonuçları, yumurtadan elde edilen proteinin kardiyovasküler hastalıklarının yararına olduğu yönünde.

Jianping Wu ve Kaustav Majumder’in bulgularına göre haşlanmış ve kızarmış yumurtadaki proteinler mide enzimleriyle temasa geçtiğinde değişiyor ve anjiyo tensin dönüştürücü enzimi (ACE) inhibe eden aktivite gösteriyor. Normalde anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) anjiyotensin II’ye dönüşümü ve vazodilatatör etkili bradikinin parçalanmasını sağlar.ACE inhibitörü, anjiyotensin I’in güçlü bir vazodilatatör olan angiyotensin II’ ye dönüşümünü engelliyor ve bu şekilde kan akımı ve kan basıncını dengeliyor.Alberta Üniversitesi’ndeki araştırmacılar “Bizim sonuçlarımız pişirilmiş yumurtanın in-vitro sindiriminin,hipertansiyon gibi kardiyovasküler hastalıkları önlemede etkileri olabilecek bit takım güçlü ACE inhibitörü peptidlerin oluşabileceğini göstermektedir” şeklinde bir açıklama yaptı.

Sistolik ve diastotik kan basıncının 140 ve 90 mmHG’dan daha yüksek olması ile tanımlanan ve kardiyovasküler hastalık riski faktörü olan yüksek kan basıncı yani hipertansiyonun,Avrupa’da ölümlerin neredeyse %50’sinden sorumlu olduğu ve AB ekonomisi için yıllık 202 milyar dolarlık ekonomik bir bedele neden olduğu bilinmektedir.Doktor Majumder ve Wu “Bu araştırmanın bulguları,yumurtanın sağlığı geliştirmek için mükemmel bir gıda maddesi olduğuna dair bir kanıt niteliğindedir” diyor Bu spesifik etkiler yumurtanın içeriğindeki proteine özel.Sahanda pişirilen yumurtanın yağ içeriğinin etkisi ise çalışmada göz önünde bulundurulmuyo
ÇALIŞMANIN DETAYLARI

Edmonton’lı araştırmacılar insanların sindirim sistemi ortamını taklit eden ve aynı özellikleri taşıyan bir mide-ince bağırsak sistem modeli simle ettiler.Sahanda pişirilmiş ve haşlanmış yumurtalar,bu model sindirim sisteminden geçiyor ve ortaya çıkan peptid ürünlerin ölçümü yapılıyor.

Araştırmacılar yaptıkları çalışmalar ile ilgili olarak sahanda yumurtanın,haşlanmış yumurtaya göre daha iyi,ACE inhibisyonu gösterdiğinin altı nı çiziyorlar.Bu farklılığa ise iki farklı pişirme şekli göz önünde bulundurulduğunda;pişirme sıcaklıkları (sırasıyla haşlanmış ve sahanda yumurta için170 C’ye karşı 100 C’e )arasındaki farkın neden olabileceği belirten Majumder ve Wu haşlama sisteminin yumurta kabuğunun merkeze doğru bir eğim oluşturmasına neden olurken,yağda yumurtanın neredeyse termal uygulamaya yakın bir ifade taşıdığını vurguluyorlar.Yumurtanın kalbinde bulunan vitellüs proteinleri veya yumurtanın veya yumurta beyazının sarısına yakın kısmında bulunan proteinlerin kapsamlı bir denatürasyona uğramaması,sindirimin düşük olması ve haşlanmış yumurtanın zayıf ACE inhibisyon aktivitesi göstermesi ile sonuçlanmaktadır.Sonuçlar aynı zamanda proteinlerin anti-hipertansif etkisinin ortaya çıkması için,in-vivo ortamda vücut tarafından absorbe edilmesi gerektiğinde ortaya koymakta.Bununla birlikte;Dr Majumder ve Wu,bu sanının doğrulanması için birde in-vivo çalışma yapmak gerektiğini vurgulamakta.

Çocuklar İçin Yumurtanın Önemi

Sevgili Anneler,

Her anne çocuğunun sağlıklı olmasını ister.Bebeklik çağındaki beslenmede (özellikle ilk üç yaşına kadar) hayvansal protein tüketimi, çocuğun beyinsel fonksiyonlarının gelişmesi için gereklidir.Hayvansal proteinin en kolay sağlanacağı maddelerin başında da yumurta gelir.

Yumurta besleyici, lezzetli ve en ucuz besin maddesi olmasının yanında, bir insanın yaşamı boyunca gereksinim duyduğu tüm temel vitamin ve mineralleri içerin tek gıda, sindirimi en kolay besindir.İçinde bulunan kolin maddesi, çocuğun fiziksel gelişimini, öğrenme yeteneğini direkt etkiler.Bu nedenle çocuk beslenmesinde örnek protein kaynağı olan yumurtayı ihmal edilmemelidir.

Yumurtanın Sarısı

Hekimler tarih boyunca korudukları otoriter konumlarını kullanarak insanlara sağlıkları için sık sık yasaklar getirmişlerdir. Yasakların nedenini anlayıp kabullenirsek onlara uymamız da daha kolay olur. Bu nedenle çağdaş bir insan olarak toplumsal yaşamımızdaki yasakları sorguladığımız gibi, bize tavsiye edilen tıbbi yasakların da neden konulduğunu irdeleyip anlamalıyız. Tıbbi kısıtlamaların altında yatan nedenleri, hangi yollarla sağlığımıza yararlı olduklarını anlamalı, yasakların dayandığı bilimsel kanıtlar nedir bilmeliyiz ki bu kuralları gönül rahatlığı ile günlük yaşamımıza geçirebilelim. İşte yıllardır tartışılan yumurta konusuna bu açıdan yaklaşmak istiyorum.

Yumurtanın suçu ne?

Önce yumurtanın niye suçlu sandalyesine oturtulduğuna bakalım. Kalp krizlerinin, ani ölümlerin altında damar sertliğinin (ateroskleroz) yattığını biliyoruz. Aterosklerozun oluşmasında ve ilerlemesinde, kolesterolün, özellikle kötü kolesterolün (LDL kolesterol) rolü de herkesce kabul ediliyor. Yumurta sarısında bolca kolesterol olduğunu düşünürsek, doktorların neden yumurta yemeyin dediği anlaşılır. Ama bu ilişki, yasağın bilimsel olarak kanıtlanmış bir doğru olduğu anlamına gelmez. Konu aydınlanmış olmaktan uzak. Ancak, şimdiye kadar yapılmış araştırmalara baktığımızda öğrendiklerimiz bize yol gösterecek.

Vücudumuzdaki kolesterolün kaynağı ne?

Sağlıklı insanlara yumurta yedirip kolesterol düzeylerine bakıldığında, kötü kolesterol düzeyindeki artışın oldukça az olduğu görüldü. Halbuki doymuş yağ denilen, tereyağ, kuyruk yağı ve benzeri yağları yiyenlerde kolesterol çok daha yükseklere çıktı. Bunun nedeni vücudumuzun kolesterolü nereden edindiğiyle ilgiliydi. Bir yumurta içindeki 200 mg kolesterolün yarısı bağırsağımızdan emilip kana karışır. Her gün dolaşıma katılan kolesterolün sadece küçük bir bölümüdür bu. Peki gerisi nereden gelir? Süt ve süt ürünleri ve diğer hayvansal besinlerin içindeki doymuş yağlar ve “transfat” denilen bazı katı margarinlerdeki yağlar kana karıştıktan sonra karaciğere ulaşırlar. Karaciğer hücresinde bu yağ parçacıkları ham madde olarak kullanılıp sonunda kötü kolesterol imal edilir. Vücüdumuzdaki kötü kolesterolün büyük bölümü bu yolla üretilir.

Yumurta yiyenlerde az da olsa kötü kolesterol yükselse de iyi kolesterolün de hafifçe yükseldiği göz önüne alındığında ikisi arasındaki oranın bozulmadığı görüldü. Kafaları daha da karıştıran bir bulgu da yumurtanın kan kolesterolü üstüne etkisinin herkeste aynı düzeyde olmadığıydı. Kiminde kötü kolesterol çok yükseliyor kiminde hiç değişmiyordu.

Yumurta üstüne araştırmalar

Gördüğünüz gibi eldeki bilgilerle yumurta yemeyin diyen doktorlara ne haklı ne de haksız demek mümkün. Kaldı ki yumurta yememe tavsiyeleri sağlıklı kimselere değil kalp hastalarına yapılıyordu. Yine de daha fazla delile ihtiyaç duyuldu. Bu da ancak yumurta yiyen ve yemeyenleri yıllarca izlemekle mümkün olabilirdi. Pek kolay olmasa da bu konuyu aydınlatmak için üç büyük araştırma yapıldı.

1976 yılında ABD’de yaşayan, 30 – 55 yaş arasındaki yaklaşık 122 bin kadın hemşireye genel sağlık ve beslenmeleriyle ilgili bir dizi soru soruldu. Birkaç yılda bir bu anketler tekrarlandı. Daha önce kanser, kalp – damar veya şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi hastalıkları olanlar ve sorulara tutarlı cevap vermeyenler çıkarıldıktan sonra 80 bin kadın 14 yıl izlendi. Aynı araştırıcılar 1986’da, sağlık hizmetinde çalışan yaklaşık 38 bin erkek üstünde de benzer bir çalışma başlattılar. Her iki çalışmanın masraflarını ABD hükümeti karşıladı. Bu iki araştırmanın yumurtayla ilgili sonuçları 10 yıl önce Amerikan Kalp Birliği’nin prestijli bilimsel dergisinde (JAMA) yayımlandı. Kalp krizi ve inme oranlarında, günde 1 yumurta yiyenlerle hemen hiç yemeyenler arasında bir fark yoktu. Ama izleme süresinde şeker hastalığı ortaya çıkanlar, eğer günde bir veya daha fazla yumurta yiyorlarsa kalp – damar hastası olma riskleri daha yüksekti.

Aradan 10 yıl geçtikten sonra, birkaç ay önce benzer bir araştırma daha yayınlandı. 21 bin Amerikalı doktor üzerinde yapılan bu çalışmanın sonuçları da önceki iki çalışmaya benziyordu. Sağlıklı insanlarda yumurta, kalp krizi veya inme riskini artırmıyordu. Ama şeker hastalığı ortaya çıkan doktorlarda risk yumurtayla artıyordu.

Kanıtlar yeterli mi? Çok sayıda insan üstünde yapılmasına rağmen gözlemsel nitelikte olan bu araştırmalar mutlak delil oluşturmazlar. Çünkü yumurta yiyenlerle yemeyenler arasında kalp krizi ve inme gibi araştırdığımız sonuçları etkileyebilecek başka nedenler olabilir. Örneğin, belki de, yumurta yiyenlerin çoğu, yumurtayı yağa kırıp yemiştir. Hal böyleyse, kalp krizinin gerçek nedeninin, pekala yumurta değil onunla beraber yenilen tereyağı olduğu iddia edilebilir. Sözünü ettiğimiz araştırmalarda, bu ve benzeri bir çok etkeni göz önüne alan istatistiki yöntemler kullanılmış olsa da, sonuçları kesin delil olarak değil, yol gösterici olarak kabul ederiz.

Yumurta yiyelim mi, yemeyelim mi?

Elimizde güvenilir bilgiler kısıtlı olmasına rağmen, bunlara dayanarak bir karar vermemiz lazım. Şeker hastası olanların yumurta tüketiminde dikkatli olmaları gerekir diyebiliyoruz ama kalp hastası olanlarda ne yapmamız gerektiği yönünde elimizde pek fazla bilgi yok. Kalp krizi geçirmiş birinin ölüm veya tekrar kriz geçirme riski şeker hastalarınınkinden daha az değildir. Bu nedenle, kalp hastalarına yumurta tavsiye ederken temkinli olmak gerektiğini düşünüyorum. Ben hastalarıma yumurtayı pazar kahvaltılarına saklamalarını salık veririm. Her gün yemek isterlerse, yumurta beyazı ve domates, biber, mantar gibi bitkisel ürünlerden yapılan omletleri tercih etmelerini tavsiye ederim.

Eldeki verilerle en iyi kararı vermek Gördüğünüz gibi tıbbi birçok kararda, yumurta meselesinde olduğu gibi, siyah-beyaz ayrımındakilere benzer bir kesinlik yok. Bugün için elimizde olan bilgiyle en iyi kararı vermeye çalışmalıyız. Gelecekte çıkacak araştırma sonucuna göre karar ve tavsiyeler değişebilir. Bu şimdi hata yapmış olduğumuz anlamına gelmez.

Hepimiz kesin doğrularla daha rahat ederiz, belirsizlikler, bilinmezler sıkıntımızı artırır, güvenimizi sarsabilir. Kararın siyah veya beyaz değil de grinin tonları arasında olduğu durumlarda iş daha zordur. Hekim bilgili, hasta da ilgili olduğu sürece, hekimin hastayı bilgilendirmesi ve onu karara ortak etmesi en doğru yoldur. Demokrasilerde, devlet baba kadar – belki de daha fazla – bireylerin sesinin çıkması gerektiği gibi sağlık sorunlarında da biz hekimlerin daha az otoriter, hastaların da daha fazla katılımcı olmaları gerekiyor.

Prof. Dr. E. Murat Tuzcu
5 Ocak Pazartesi 2009-MİLLİYET

Yumurtanın Yağ İçeriği

Yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Büyük bir yumurtada 4.5 gram civarında yağ bulunur. Bunun 1.5 gramı doymuş yağ asitleri, kalan kısmı ise, doymamış yağ asitleridir.

Yumurtanın Faydaları

Yumurta, doğal ambalajı ile hiç bir şekilde hile yapılmayan tek gıdadır.

Yumurta, besin kalitesi açısından anne sütünden sonra ikinci sıradadır.

Yumurta, zeki, başaralı çocukların yetişmesi için beyinsel fonksiyonlarını etkileyen Kolin’in en yoğun olduğu besindir.

Yumurta, çocukların zeka seviyelerinin artışında büyük ölçüde etkilidir.

Yumurta, göz sağlığını korur, felç riskini azaltır.

Yumurta, bayanlarda göğüs kanseri riskini azaltır, menopoz’un hafifl emesini sağlar.

Yumurta, kenser, kalp, damar hastalıklarından korunmada yardımcıdır.

Yumurta, değerli bir demir kaynağıdır.

Yumurta, büyüme, gelişme ve hastalıklardan korunmada etkilidir.

Yumurta, kronik hastalıklardan korunmada, sindirim sisteminin sağlığında ve korunmasında önemlidir.

Yumurta, yüksek besin öğesi içeriğine rağmen, düşük kalorilidir.

Yumurta, içinde bulundurduğu 12 çeşit besin öğesi ile 6. aydan itibaren her yaştaki insanın her gün tüketmesi gereken önemli besindir.

Sağlıklı yaşamak için yeterli ve dengeli beslenmeye, yeterli ve dengeli beslenme için bir canlıya hayat verecek kadar yüksek besleyici değere sahip, lezzetli, üstelik ucuz bir besin olan yumurtayı sofralarınızdan eksik etmeyiniz…

Yumurtanın Mineral Değerleri

Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız için çok önemli olan mineralleri de içermektedir. Demir, kan yapımı için gereklidir. Demir yetersiz alındığında anemi (kansızlık) oluşur. Ayrıca demirin büyüme, gelişme ve hastalıklardan koruma rolü vardır. Yetersizliğinde çocukların öğrenme yeteneği ve okul başarısı azalır.

Yumurtada C vitamini bulunmamasına rağmen C vitamini açısından zengin bir besinle tüketilirse yapısındaki demirin emilimini artırmış olursunuz.

Yumurtadaki çinko minerali özellikle büyüme-gelişme ve bağışıklık sisteminde rolü olduğu için çok önemlidir.

Doğal Besi Yumurtası Nedir?

İçinde hiçbir kimyasal yada yapay madde bulunmayan yemlerle ve doğanın sunduğu doğal besinlerle beslenen, doğada serbest dolaşan ve doğasına uygun şartlarda yaşayan ve doğal döllenme yöntemleri ile üreyen tavuklardan elde edilen yumurtalara doğal besi yumurtası denir.

Doğal Besi Yumurtası Neden Sağlıklı?

Doğal besi yumurtaları, seri (sanayi tipi) üretim mahsulü olmadığı için daha lezzetli ve daha sağlıklıdır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere tavuklarımız tamamen doğal hayatlarını idame ettirip bu şekilde yumurtlamakta olduğundan ürettikleri yumurtalarda da her hangi bir kimyasal artık bulunmamaktadır.

Sihirli Kabuğun Altındaki Nimet Yumurta

Yumurta gıda sektöründe çeşitli teknolojik özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan çok “işe yarar” hem de bileşiminde bulunan maddeler dolayısıyla son derece besleyici, kıymetli bir gıda maddesidir… Yrd. Doç. Dr. Beyza Ulusoy Sözen bu sayımız için yumurtayı mercek altına aldı.Yumurta denince akla ilk gelen tavuk yumurtasıdır, diğer hayvan türlerinin yumurtaları sıra dışı kullanımlar için tercih edilir..

İnsanın ihtiyaç duyduğu besinlerin hemen hepsini içermesi açısından biyolojik değeri yüksek bir besin maddesi olan yumurta, anne sütunun haricinde insanın ihtiyacı olan tum besin öğelerini bulunduran tek besınımızdır. Çunku yumurta proteini insan vücudunda sentezlenemeyen ve kesinlikle besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan protein on-maddesını yeterli ve dengeli oranlarda sihirli kabuğunun içinde ihtiva eder. Sindirilebilirliği yüksektir, tamamına yakını vücut yararına kullanılabilir İnsanların ihtiyacı olan tum temel vitamin ve minerallere sahip yumurtalarda 13 adet vitamin ve mineral vardır. Tek olarak tüketildiği gibi pek çok urunun işlenmesi sırasında emulgator, nem tutucu, kabartıcı, renklendirici, aroma verici ve kalınlaştırıcı olma özellikleri nedeniyle katkı maddesi olarak da kullanılmaktadır. Restoran mutfaklarında ve özellikle unlu mamuller ve pastacılık sektöründe vazgeçilemez bir hammaddedir…

Tum bunlar yumurtayı kıymetli bir gıda yapan özelliklerdir. Bir de bu değerli besini zararlı yapan durumlar vardır ki bu yazımda ben asıl bunlara değinmek istiyorum… Yumurta içinden çıktığı tavuğun sahip old bir hastalık etkeniyle bulaşmadıysa ve sonradan hijyenini bozacak uygulamalar yapılmadıysa normal koşullar altında kabuğunun içinde gayet sağlıklı ve mikropsuzdur. Yumurtanın doğal ambalajından dolayı hiçbir şekilde hile yapılamaması da yumurtaya diğer gıda maddelerine nazaran ayrı bir önem kazandırır. Ote yandan yumurtanın tazelik durumunun korunması ve içinin mikropla bulaşmasının engellenmesi çok önemlidir. Uygun olmayan depolama şartlarında tutulan yumurtalar kısa surede bozularak sağlık açısından sakıncalı hale gelir. Bu sebeple yumurtalar mutlak suretle serin ve rutubetsiz ortamlarda bekletilmelidir ve muhafaza suresi çok uzatılmamalı, mutfaklarda buna göre yumurta tüketim sirkülasyonu sağlanmalıdır. Kabukları çatlak kırık yumurtalar ayrılmalı, üzeri ıslak ve rutubetli bırakılmamalıdır. Yumurta her ne şekilde kullanılacaksa kullanılsın mutlaka yeterli ısı işleminden geçmelidir.

Amerika Birleşik Devletlerinde yumurta ürünlerine zorunlu pastörizasyon yani ısı işlemi uygulanmaktadır. Ve Avrupa ülkelerinde de kabuklu yumurta tüketimi gitgide azalmakta, bunun yerine pastörize sıvı yumurta kullanımı yaygınlaşmaktadır. Özellikle kuş gribi, tifo gibi tavuktan bize taşınabilecek hastalıkları engellemek için bu çok mantıklı bir yaklaşımdır. Eğer pastörize edilmemiş normal yumurta kullanılacaksa – ki zaten bizde pek yaygın değil bu uygulama – mutlaka yeterli ısı işlemi görmelidir yumurta. Sarısının katılaşana kadar pişirilmesi önemlidir. Üzülerek söylüyorum ki kavatlıda rafadan yumurta geleneğimiz hijyen açısından risk taşımaktadır. Katı yumurta hazırlanacağı zaman kaynayan suda 5 dakika pişirmek gerekir. Omlet yapılacağı zaman tavanın ısısı yükseldikten sonra yumurta kırılmalı, sivilini kaybedene ve hem sarısı hem beyazı katılaşıncaya kadar pişirilmelidir.

Tiramisu, bazı pasta kremaları gibi çığ yumurtayla yapılan tatlılardan uzak durmak gerekir Nasıl belli eder bayat veya bozuk yumurta bize kendini? Bu işi meslek edinmişlerin uygulayabileceği bilimsel analizler dışında bunu anlayabilmemizi sağlayan gayet basit kriterler vardır. Yumurta bayatlamaya başladığında kabuğunun altında bazı kimyasal olaylar şekillenmeye başlar ve değişimler yumurtanın akında ve sarısında kıvamının değişmesine sebep olur. Bundan dolayı yumurtayı elinize alıp, kulağınıza yakın tutup salladığınızda içinin jelımsı kıvamının değiştiğini ve tabir yerindeyse “lıkır lıkır” ses çıkardığını fark edersiniz.

Yumurtayı kırdığınızda da bu kıvamsızlık dikkatinizi çekecektir. Ayrıca yumurta sarışım etrafındaki incecik zar da bu kimyasal değişimlere kurban gittiğinde kırdığınız sarısı yuvarlak şeklini korumayacak anında dağılacaktır. Çok ileri durumlarda oluşabilecek kotu kokuyu söylememe bile gerek yok sanırım… Yumurtanın geniş olan ucumda doğal yapısında var olan ava boşluğu mevcuttur. Yumurtanın bayatlamasıybu hava boşluğu buyur ve bu özellikle haşlanmış yumurta soyulurken kendini belli eder. Benzer sebepten yola çıkarak Zaten eğer yumurta tazeyse kabukları çok zor soyulur, eğer bayatsa kolaycacık soyuluverır…

Yazımın sonunda yumurta ile ilgili doğru bilinen yanlışlara kısaca değinerek hem yumurta nimeti hakkındaki asparagaslara açıklık getirmek hem de çok elzem olan yumurta-sağlık ilişkisini özetlemek istiyorum… Yumurta kabuğu yıkanmalıdır…

Eğer yumurta bir süre bekleyecekse yıkanmamalıdır çunku yıkanıp beklediği surece nemin etkisiyle yumurta kabuğunun üstündeki mikroplar Üstündeki bizim görmediğimiz kuçucuk deliklerden içeri girer. Bu sebeple kabuğu temiz, özel olarak temizlenmiş ve paketlenmiş yumurtalar tercih edilmeli, kullanılacağı anda kırmadan önce gerekirse yıkanmalıdır. Kabuk rengine göre lezzeti bileşimi değişir… Hayır, yumurtanın kabuk rengi ile bileşimi arasında hiç bir bağlantı yoktur. Yumurta çığ yenirse daha sağlıklıdır…

Özellikle çocuk beslenmesinde böyle yaygın bir inanış vardır halbuki bu bir nebze besleyıcilik değeri açısından doğru olmadığı gibi hijyen açısından da çok sakıncalıdır. Çiğ tüketildiğinde avidin denilen bir madde yumurtanın içinde bulunan biyotin adı verilen B7 vitaminini engeller. Bu durum yumurtanın vitamin açısından besleyici değerinin düşmesine sebep olur Yumurta yemek kolesterolü yükseltir Her ne kadar yumurtanın sarısı kolesterol bakımından zengin olsa da belirli bir yaştan sonra yenilmemesi gerektiği one sürülse de, bu tez günümüzde geçerliliğini yitirmiştir.

Yumurtalar oda ısında muhafaza edilebilir… Kesinlikle hayır… Yumurtayı serin ve rutubetsiz ortamda muhafaza etmek bayatlamasını geciktirir, bozulmasını önler, insana zararlı mikropların gelişimini durdurur. Sozun özu, hijyeni goz ardı edilmediği surece yumurta sihirli kabuğunun altındaki mucizevi bir nimettir..

Yumurtanın Püf Noktaları

  • Yumurtanın kalori değeri düşüktür. 1 adet yumurtada 80 kalori vardır ve bunun %80’i sarısındadır.
  • Yumurta yüksek ısıda sülfürik asit çıkaran bir besin olduğu için on dakikadan fazla haşlamayın.
  • Katı şekilde haşladığınız yumurtaları 1 hafta boyunca buzdolabında saklayabilirsiniz.
  • Yumurtanın çiğ veya pişmiş olduğunu anlamak için yumurtayı kendi etrafında hızlıca döndürün. Düzgün şeklide dönüyorsa pişmiş demektir.
  • Yumurta haşlarken kabuğunun çatlamaması için haşlamadan 30 dakika önce buzdolabından çıkarın. Haşlama suyuna 1 tatlı kaşığı kadar sirke ekleyerek de çatlamasını önleyebilirsiniz. Yumurtaların çatlamaması için, pişireceğiniz kabın içine ters çevrilmiş bir fincan tabağı koyarsanız çatlamalarını önlersiniz. Ya da haşlarken suyun içerisine 1 – 2 adet kürdan atın.
  • Yumurtayı 10 dakikadan fazla kaynattığınızda, yumurtanın sarısı yeşile döner.
  • Haşlanmış yumurtayı kolayca soymak için hafifçe tezgaha vurup, çatlaklar oluşturun. Soymadan önce kısa bir süre soğuk suda tutmayı unutmayın.
  • Buzdolabına sakladığınız yumurtaların yanında soğan, peynir gibi kokusu yoğun besinler bulundurmayın. Çünkü gözenekli bir yapıya sahip olan yumurta kabuğu, kokuları içine çeker.
  • Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.
  • Akını kullandığımız yumurta sarılarını birkaç gün saklayabilmek için, üstünü örtecek kadar su koyarak buzdolabında saklayın.
  • Katı yumurtayı 10 dakikadan fazla haşlamayın ki demir minerali kaybolmasın.
  • Yumurtalı bulaşıkları ılık suyla yıkayın.
  • Taze yumurtanın akı berrak, sarısı ise yuvarlak olur.
  • Yumurtalar alüminyum kapta çırpılırsa siyahlaşır. Porselen yada çelik kaplarda hafif ısıtılarak çırpılırsa hem daha kabarır, hem kararmaz.
  • Yumurtanın akı ile sarısını elimizde ayırmak her zaman iyi sonuçlar vermeyebilir. Yumurta akını sarısından düzgün şekilde ayırmak için küçük bir huninin içine yumurtayı yavaşça kırın. Yumurta sarısı üstte kalırken, akı altta kalacaktır.
  • Çılbır yaparken, suya mutlaka birkaç damla sirke atın. Böylece, yumurtanın akının dağılmasını önlemiş olursunuz. Ayrıca, yumurta haşladıktan sonra, kabuklarını soymakta zorlanıyorsanız soğuk suya batırıp, bu işlemi de kolaylaştırmış olursunuz.
  • Yumurtaları karton kaptan çıkarmadan buzdolabında muhafaza ederseniz, yumurtalar 3 hafta taze kalır. Buzdolabının yumurta rafına koyduğunuz yumurtalar, birkaç günden fazla dayanmaz.
  • Katı yumurta keserken birr türlü düzgün dilimleyemiyorsanız ve mutlaka parçalanıyorsa işte size çok kolay bir yöntem; kullanacağınız bıçağı önceden sıcak suya koyup ıslatın. Sonra yumurtayı kesin. Böylece yumurtayı düzgün dilimlemiş olursunuz.
  • Yumurta kırdığınız zaman, kırılan kabuğunun parçaları kabın içine düşebilir. Kabın içinden kırıkları almak için kaşıkla deneme yapsanız bile sonuç başarısız olur. Oysa yumurta kabuklarını toplamanın en iyi yolu, kaba bir parça ekmek atıp kabukları onunla toplamaktır. Yumurta kabukları ekmeğe yapışır.
  • Yumurta çırpmanın da püf noktaları var. Eğer yumurtayı alüminyum kapta çırparsanız siyahlaşır. Fakat porselen kapta hafif ısıtarak çırparsanız, kararmasını önlersiniz. Üstelik, bu şekilde çırptığınız yumurtayı kattığınız kek ve kurabiyeler çok daha güzel kabarır.
  • Yumurtaların daha uzun süre dayanması için bir tencere kaynar su hazırlayın. Sonra yumurtaları 5 saniye için suya atın ve çıkarın. Sakın 5 saniyeyi geçmeyin.
  • Satın aldığınız yumurtalar çok taze ise, serin bir yerde bir hafta, buzdolabında 3 hafta saklanabilir. Yumurta mutlaka ışık olmayan bir yerde saklanmalıdır.
  • Bir yumurta kırdığınızda sarısını, beyazını bir fincana koyup kaldırırsınız. Fincanın üzerine biraz soğuk su eklerseniz daha iyi saklarsınız.
  • Buzdolabında sakladığınız yumurtanın bozulmaması için yumurtanın sivri kısmı alta gelecek şekilde buzdolabının yumurtalık kısmına yerleştiriniz. Böylece yumurta sarısı yerinden oynamayacağından yumurtayı 10-15 gün saklayabilirsiniz.
  • Yumurtaların yıkanarak saklanması doğru değildir. Çünkü yumurtanın üzerindeki koruyucu tabakayı yok eder, zararlı mikro organizmaların yumurtanın kabuğundan içeri girmesini sağlar. Bu nedenle yumurtalar, sadece kullanıldığı zaman yıkanmalıdır.
  • Kabuğu pis olan bir yumurtayı hemen kullanmayacaksanız yıkamayın. Su, kabuktaki gözenekleri artırır.
  • Pişirip sakladığınız yumurtaları çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız bunları birbirinden ayırmanın en iyi yolu, çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla döner.
  • Artan yumurta sarılarını omlet yaparak veya et, balık dilimlerinin üzerine sürerek değerlendirebilirsiniz.
  • Yumurta alırken, çatlak olup olmadığına, muhakkak dikkat edin ve çatlaksa kesinlikle almayın. Yumurta buzdolabında çatlamışsa 48 saatten fazla beklemeyin, kullanın. Çatlamış yumurtayı saklamanın en iyi yolu, yumurtanın çatlak yerlerine limon suyu sürmektir.
  • Hazırladığınız kekin daha çok kabarmasını istiyorsanız yumurtayı dolaptan çıkarttıktan sonra yumurtanın sıcaklığının oda sıcaklığına düşmesini bekleyin. Dolaptan çıkan yumurta soğuk olduğu için daha az kabarır.
  • Buzdolabında bir hafta bekletilmiş yumurta, oda ısısında bir gün bekletilmiş yumurtadan daha tazedir.
  • Yumurta kabuğunda 17.000 adet küçük delik bulunur. Yumurta uzun süre bekletilirse su ve karbordioksit kaybı nedeniyle ağırlığı azalır. Taze ve bayat yumurtaları ağırlığından da test edebilirsiniz.
  • Yumurta %10 tuzlu suya (yarım litre suya 60 gr tuz) atılacak olursa taze yumurta dibe çökerken, bayat yumurta yüzeyde kalır.
  • Taze yumurta kırıldığında yumurta akı ve sarısı tamamıyla yayılmaz ve birbirine karışmaz. Ayrıca yumurta sarısı yüksek görünümdedir.
  • Yumurta hazırlanılan yiyeceklerin besleyici değerini arttırmada da kullanılabilir. Sebzelerin protein miktarı düşüktür. Bu nedenle sebzelere yumurta kırılması protein, vitamin ve mineral açısından dengeli karışımların oluşmasını sağlar.
  • Yumurta tahıl grubundaki besinler ile tüketildiğinde (örneğin; makarnaya kırılırsa, böreklerde kullanılırsa vb.) protein kalitesini arttırmış oluruz.
  • Yumurta akı proteinlerinin fom oluşturucu ve bu yolla kabarmayı sağlayıcı özelliği vardır. Bu nedenle kek hazırlamada doğal kabartıcı olarak tercih edilmektedir.
  • Yumurta proteinleri ısı ile katılaştığı için sütlü tatlılarda ve çorbalarda koyulaştırıcı ve kıvam sağlayıcı olarak kullanılır.

Hergün Bir Yumurta

Her gün 1 yumurta

Yumurta, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini bulunduran tek besin kaynağıdır. A, D, E ve B grubu vitaminleriönemli oranda içeren yumurta, içinde bulunan KOLİN sayesinde beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynar. Öyleyse, haydi anneler sağlıklı ve başarılı çocuklar için günde 1 yumurta…

Hayvansal kaynaklı bir besin olmasına rağmen yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Yani yumurtada kalp damar hastalıkları için risk faktörü olan doymuş yağ asitleri ve toplam yağ miktarı azdır.Yapılan araştırmalar kahvaltıda yumurta tüketiminden vücut yağlarının yakılmasında önemli rol oynadığını ortaya koydu. Öyleyse, her sabah 1 yumurta…

Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir ve güneş ışıklarından da yeterince faydalanıldığı taktirde yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmasını engeller. Öyleyse, haydi anneler her gün çocuklarımıza 1 yumurta…

Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız açısından önem taşıyan mineralleri de içerir. Demir, kan yapımı için gereklidir.Ayrıca demirin büyüme, gelişme ve hastalıklardan koruma rölü vardır. Yetersizliği de çocukların öğrenme yeteneğini ve okul başarısını azaltır. Öyleyse, haydi anneler sağlıklı başarılı çocuklar için günde 1 yumurta…

Yumurtadaki kolesterolden korkmayın. Yumurtanın kandaki zararlı kolesterolü düşürücü, faydalı kolesterolü artırıcı etkisi vardır.Kolesterol insanlar ve tüm hayvanlarda vücutta sentezlenen yağ benzeri bir maddedir. Sinir liflerinin yalıtımı hücre duvarlarının bütünlüğünün sağlanması, D vitavini sentezi, çeşitli hormanların ve sindirim salgılarının oluşumu için gerekli bir maddedir.

Yumurtadaki protein tüm besinler içinde en kalitelidir. Yumurtada proteinin biyolojik yararlığı %100 iken bu değer sütte %85, balıkta %76, sığır etinde %74’de kalmaktadır. Öyleyse, her sabah bir yumurta…

Dikkat! Hayvansan proteinden mahrum yaşıyoruz. Dengesiz besleniyoruz.AB ülkelerinde yıllık kişi başına yumurta küketimi 270 adet, İsrail’de 330, Yunanistan’da 180 adet, Türkiye’de ise 100 adedin altındadır. Bu nedenle ülkemizde hayvansal protein eksikliğinden kaynaklanan sorunlar gittikçe artmaktadır.

Yumurta öyle bir gıda maddesidir ki, dışarıdan hiçbir katkı ve destek almadan bir canlı oluşabilecek güç ve kabiliyettedir.Yumurta, ambalajı hayvan tarafından yapılan tek gıda maddesidir.Bu nedenle ticari hileye tamamen kapalıdır. Öyleyse, her gün bir yumurta…

Yumurtanın Protein Değeri

Yumurta tüm besinler içerisinde en kaliteli proteini içermektedir. Çünkü yumurtada proteinin insan vücudunda sentezlenemeyen ve kesinlikle besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan “elzem amino asitleri” bulunmaktadır. Sindirilebilirliği yüksektir, tamamına yakını vücut tarafından kullanılmakta ve vücut proteinlerine dönüşebilmektedir.

Uzmanlar; yeterli ve dengeli beslenmede, hızlı bir büyüme ve gelişme döneminde olan çocukların, protein tüketimlerinin en az yarısının hayvansal kaynaklı olmasını önermektedirler. Bu nedenle çocuk beslenmesinde protein kaynağı olan yumurtaya gereken önem mutlaka verilmelidir.

Yumurta Komple Besin

Yumurta, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini bulunduran tek besin kaynağıdır. A, D, E ve B grubu vitaminleri önemli oranda içeren yumurta, içinde bulunan KOLİN sayesinde beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynar. Öyleyse, haydi anneler sağlıklı ve başarılı çocuklar için günde 1 yumurta!

Hayvansal kaynaklı bir besin olmasına rağmen yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Yani yumurtada kalp damar hastalıkları için risk faktörü olan doymuş yağ asitleri ve toplam yağ miktarı azdır.Yapılan araştırmalar kahvaltıda yumurta tüketiminden vücut yağlarının yakılmasında önemli rol oynadığını ortaya koydu. Öyleyse, her sabah 1 yumurta!

Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir ve güneş ışıklarından da yeterince faydalanıldığı taktirde yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmasını engeller. Öyleyse, haydi anneler her gün çocuklarımıza 1 yumurta!

Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız açısından önem taşıyan mineralleri de içerir. Demir, kan yapımı için gereklidir.Ayrıca demirin büyüme, gelişme ve hastalıklardan koruma rolü vardır. Yetersizliği de çocukların öğrenme yeteneğini ve okul başarısını azaltır. Öyleyse, haydi anneler sağlıklı başarılı çocuklar için günde 1 yumurta!

Yumurtadaki kolesterolden korkmayın. Yumurtanın kandaki zararlı kolesterolü düşürücü, faydalı kolesterolü artırıcı etkisi vardır.Kolesterol insanlar ve tüm hayvanlarda vücutta sentezlenen yağ benzeri bir maddedir. Sinir liflerinin yalıtımı hücre duvarlarının bütünlüğünün sağlanması, D vitamini sentezi, çeşitli hormonların ve sindirim salgılarının oluşumu için gerekli bir maddedir.

Yumurtadaki protein tüm besinler içinde en kalitelidir. Yumurtada proteinin biyolojik yararlığı %100 iken bu değer sütte %85, balıkta %76, sığır etinde %74’de kalmaktadır. Öyleyse, her sabah bir yumurta!

Dikkat! Hayvansan proteinden mahrum yaşıyoruz.Dengesiz besleniyoruz.AB ülkelerinde yıllık kişi başına yumurta tüketimi 270 adet, İsrail’de 330, Yunanistan’da 180 adet, Türkiye’de ise 100 adedin altındadır. Bu nedenle ülkemizde hayvansal protein eksikliğinden kaynaklanan sorunlar gittikçe artmaktadır.

Yumurta öyle bir gıda maddesidir ki, dışarıdan hiçbir katkı ve destek almadan bir canlı oluşabilecek güç ve kabiliyettedir.Yumurta, ambalajı hayvan tarafından yapılan tek gıda maddesidir.Bu nedenle ticari hileye tamamen kapalıdır. Öyleyse, her gün bir yumurta!

Günde Bir Yumurta İlaç Gibi

Günde bir yumurta ilaç etkisi yapıyor. Uzmanlar; hafıza, öğrenme ve beynin gelişiminde yumurtanın önemine dikkat çekiyor. TRT’de yayınlanan yumurta haberini bu bölümden izleyebilirsiniz.

Yumurta Çeşitleri

Yumurtalar ağırlıklarına göre sınıflandırılırlar. Aşağıdaki tablodan yumurta çeşitlerini öğrenebilirsiniz.

 

    Klavuz    42-48 gr
    Piliç    48 – 53 gr
    Yarka    53 – 58 gr
    Yeni Ana    58 – 62 gr
    Eski Ana    62 – 67 gr
    Duble    67 gr ve üstü

Yumurtanın Şekli Neden Yamuktur

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

Köy Yumurtası Nasıl Anlaşılır?

* Yumurta, içeriğindeki lutein maddesi sayesinde görme azlığına yol açan maküler dejenerasyonu azaltır.

* İçerdiği kolin ile bellek ve öğrenme kapasitesini artırır.

* Asetilkolini artırır.

* Yumurta sarısı kalsiyumdan ve karotenoidlerden zengindir.

* Çinko içeriği yüksektir.

* Magnezyum içeriği yüksektir; bu nedenle migren, fibromiyalji gibi rahatsızlıklara çok iyi gelir.

* Antioksidan ve antienflamatuvardır.

* Omega-3’ten zengindir.

* A, D, K vitaminleri, demir, selenyum, riboflavin ve niasinden zengindir.

Yumurtanın Vitamin Değerleri

Yumurta başlıca A, D, E ve B grubu vitaminleri olmak üzere diğer vitaminleri de önemli oranda içermektedir. Yumurta sarısındaki A vitamini gözün iyi görmesini sağlar, kemik gelişimi ve sağlıklı dişler için de gereklidir. Vücut hücrelerinin gelişmesine yardım eder. Solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı olmasını ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar.

D vitamini, insan vücudunda kalsiyumun kullanılmasına yardımcı olur. Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir ve güneş ışınlarından da yeterince faydalanıldığı takdirde yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğunun oluşmasını engeller.

Yumurta E vitamini yönünden de oldukça zengindir. E vitamini oksidasyonu önleyici etkisinden dolayı, vücudumuzu zararlı maddelere karşı korur.

B grubu vitaminleri bazı besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi için gereklidir. Yumurta özellikle B2 vitamini açısından çok zengindir. Bu vitamin deri ve göz sağlığı için de gereklidir. Ayrıca yumurta da bulunan kolin, beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Köy Yumurtasının Besin Değerleri ve Faydaları

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Köy Yumurtasının Faydaları

* Yumurta, içeriğindeki lutein maddesi sayesinde görme azlığına yol açan maküler dejenerasyonu azaltır.

* İçerdiği kolin ile bellek ve öğrenme kapasitesini artırır.

* Asetilkolini artırır.

* Yumurta sarısı kalsiyumdan ve karotenoidlerden zengindir.

* Çinko içeriği yüksektir.

* Magnezyum içeriği yüksektir; bu nedenle migren, fibromiyalji gibi rahatsızlıklara çok iyi gelir.

* Antioksidan ve antienflamatuvardır.

* Omega-3’ten zengindir.

* A, D, K vitaminleri, demir, selenyum, riboflavin ve niasinden zengindir.

Doğal Besi Yumurtası Nasıl Ayırt Edilir?

Doğal besi yumurtası ile diğer üretim yumurtalar aynı ırk tavuklar kullanılarak üretildikleri için yumurta kabuğu rengi ve yapısı birbirine yakındır. Çok dikkatli bakılmadığında ayırt edilmesi zordur. Zaten seri üretim yapan yumurta üreticileri ile benzer olan tek yanımızda aynı ırk tavukları kullanmamızdır. Ancak bizim tavuklarımızın beslenme şekli, doğal yaşam alanları ve döllenme şekillerinde farklılıklar olduğundan, doğal besi üretim yumurtaları daha sağlıklı ve lezzetlidir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere iki yumurta arasındaki farkı tadarak kolaylıkla anlayabilirsiniz.

Doğal Besi Yumurtası Neden Diğer Yumurtalardan Pahalı?

Seri yumurta üreticileri onlarca tavuğu tek bir kafes içerisine kapatarak, tavuklara resmen eziyet ederek çeşitli kimyasallar ile tavukları şişirerek tavuklardan %100’e yakın verim alıyorlar. Doğal besi yumurta üretiminde ise tavuklarımızı doğal yollarla döllüyoruz ve tavukları doğal yaşam alanlarında özgür olarak bırakıyoruz. Tavuklarımızdan iki yumurta daha fazla alabilmek üç-beş kuruş daha fazla kazanabilmek için kimyasallar ile şişirmiyoruz. Bu yüzden bizim tavuklarımız %65-70 verimle yumurtluyor. Ayrıca seri üretim yumurtada firmalar geniş pazarlarının imkanları ile sürümden kazanıyor. Doğal Besi yumurtası ile halkımızın tanışıklığı yeterli düzeyde olmadığından biz butik üretimle az sayıda yumurta üretip günlük iç pazara sunuyoruz. Bu sebeple fiyat farkı oluşuyor. Biz ise elimizden gelen tüm imkanları kullanarak kendi üretimimiz doğal besi yumurtalarını iç piyasanın altında bir fiyata satmaya çalışıyoruz.

Bıldırcın Yumurtasının Faydaları

Diğer yumurtalardan daha fazla, proteinlerin yapı taşı olan aminoasit içeren bıldırcın yumurtası, özellikle çocukların bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Çocukların bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olan protein deposu bıldırcın yumurtasının, grip ve bronşit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi geldiği kaydedildi. Bıldırcın yumurtasının en doğru tüketilme biçiminin ise rafadan yenmesi olduğu vurgulanarak, çiğ tüketilmemesi önerildi.

  • Öksürük, astım, bronşit, nefes darlığı, mide, karaciğer ve göğüs hastalıkları tedavisinde,
  • Çocukların gelişiminde ve iştahlarının arttırılmasında,
  • Hastaların, ameliyat sonrası çabuk şifa bulmasında,
  • Kansızlık ve anemi tedavisinde,

öneriliyor. Ayrıca;

  • İnsan bedenini gençleştirici, kuvvetlendirici özelliği yanında yüksek derecede afrodizyak özelliği içerir.
  • Yüksek enerji ve protein içerir.
  • Vitamin ve minarel değeri çok yüksektir.

İdame dozu (tedavisi)

  • Bir adet bıldırcın yumurtasını bir bardağın içine kırıyorsunuz.
  • Bir kaşık balla karıştırıyorsunuz.
  • Çalkalıyorsunuz.
  • Bir bardak süte tamamlıyorsunuz.
  • Karışımı oda sıcaklığında veya buzdolabından çıkardıktan 10 dakika sonra içiyorsunuz.
  • 15 gün süreyle sabahları aç karnına bu kürü yapıyorsunuz. Öksürük, alerjik şikayet kalmıyor.
  • Ayda 5-10 adet yumurta içmeye en az 3 ay devam ediyorsunuz.